Anasayfa | Site Haritası

Troia Festivali Tüm Hızıyla Devam Ediyor

 

Çanakkale Belediyesi tarafından düzenlenen 55. Uluslararası Troia Festivali, ikinci gününde de pek çok renkli etkinliği kentli ile buluşturdu.

Festivalin ikinci gün etkinlikleri kapsamında Troia Ören Yeri’nde festivalin resmi açılış töreni gerçekleşti. Tarihi atmosferde gerçekleşen etkinliğe Belediye Başkanı Ülgür Gökhan ve eşi Hale Gökhan başta olmak üzere, CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Çanakkale Milletvekili Muharrem Erkek, kardeş kentlerden gelen delegasyonlar, kurum ve kuruluş temsilcileri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile çok sayıda kentli ve davetli katıldı.

Kokteylle başlayan gecenin açılış konuşmasını geçtiğimiz sene Homeros Bilim Kültür ve Sanat Ödülü’nü alan Troia Kazı Başkanı Rüstem Arslan gerçekleştirdi. Arslan konuşmasında 2005 yılında vefat eden Troia Kazı Başkanı ve Çanakkale’nin fahri hemşerisi Prof. Dr. Manfred Osman Korfmann’ı anarak, onun çalışmaları ile birlikte Troia’nın “Anadolu’ya geri kazandırıldığını” söyledi. Homeros Bilim Kültür ve Sanat Ödülü’nün Troia’da takdim edilmesinin de çok anlamlı olduğunu belirten Arslan, emeği geçenlere teşekkür ederek konuşmasını noktaladı.

Ardından bir konuşma gerçekleştiren Başkan Gökhan, “Özgürlüğü, barışı, kardeşliği, birlikte yaşama kültürünü ve güzellikleri paylaştığımız Uluslararası Troia Festivalimizin 55. Yıldönümüne hoşgeldiniz. Konuşmama başlamadan önce kardeş kentlerimizden gelen konuklarımıza şükranlarımı sunmak ve hoş geldiniz demek istiyorum. Almanya’dan, bir başka Barışın Kenti, kardeş kentimiz Osnabrück’ün Belediye Başkanı Sayın Uwe Görtemöller’e, eşi değerli hanımefendiye ve heyetine hoş geldiniz diyorum. Kökleri Troia’lı kahraman Aeneas’a dayanan, Lavinium Müzesi önündeki meydana Çanakkale Meydanı adını veren kardeş şehrimiz İtalya’nın Pomezia kenti Belediye Başkanı Sayın Adriano Zuccalo ve heyetine, yanı sıra kardeşliğimizin mimarı Tyrrhenum Kültür Derneği Temsilcilerine hoşgeldiniz diyorum. Bu vesileyle kardeşlik bağımızın ilk tohumunu atan ve bir süre önce yitirdiğimiz Sevgili Gianni Di Sprito’yu sevgiyle anıyorum. Bir diğer kardeş kentimiz Macaristan’ın Tapolca Belediye Başkanı Sayın Dobo Zoltan ve heyetine, bu kardeşlik ilişkilerinin köprüsünü kuran MÜSİAD Macaristan Temsilcisi Sayın Fadıl Başar’a hoşgeldiniz diyorum. Kardeş kentlerimizden Çek Cumhuriyeti Pardubice Kentinden gelen değerli temsilci Sayın Kağan Poyraz’a hoş geldiniz diyorum. Bu yılki afiş tasarım yarışmamızın birincisi Sayın Merve Ceylan’ın da babası olan Adana Ceyhan Belediye Başkanı Sayın Ali Alper Boydak’ da aramızda. Kendisini biricik evladının başarısı nedeniyle kutluyor, aramıza hoşgeldiniz diyorum” dedi.

“Sezar’dan Atatürk’e…”

Başkan Gökhan konuşmasını şöyle sürdürdü; Yıllar, yıllar önce de Sezar’ı, Agustus’u, Fatih Sultan Mehmet’i ve Atatürk’ü ağırlayan bir medeniyetin bağrındayız. Rüzgarların zenginleştirdiği kent Troia’ dayız. Yıldızlı bir göğün altında ve en önemlisi yan yanayız. Burada her seferinde 5000 yıl öncesine gidiyorum. Savaşı, ihaneti, kavgayı ve yıkılışı görüyorum. Aşkı, tutkuyu, bereketi ve güzelliği hissediyorum. 5000 yıl önce burada hepsi bir aradaydı. Yıllar önce, bugünkü tarihte 10 Ağustos’larda da benzerleri olmuştu. Mesela bazen kazanırken kaybedebilirsiniz. Osmanlı’nın 1. Dünya savaşına girmesine sebep olacak iki gemi, Goben ve Breslav, yıllar önce bugün 10 Ağustos’ta sığınmıştı bize. Kazançlı gibiydik. Lakin kaybettik. Bazen kaybederken kazanırsınız. 1. Dünya Savaşında cephelerde mücadele ederken hemen her yerden kayıp haberleri geliyordu. Lakin yıllar önce bugün 10 Ağustos’ta burada, Anafartalar’da kazanıyorduk.

 

O zaferin şanlı komutanı, sonra gelip Troia’yı da ziyaret eden Anafartalar Kahramanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü şükranla ve saygıyla anıyorum”

“Yeryüzünde Kurşunların Değil, Kuşların ve Çocukların Sesi Yükselsin”

Bazen de “Herşey Bitti” derken kazanırsınız. Yıllar önce yine bir 10 Ağustos’ta bu toprakları parçalayan Sevr Anlaşması imzalanıyordu. Her şey bitmişti. Derken bir ulus tutsaklığı yırtıp atacak, özgürlük diye haykıracak ve kazanacaktı. Bu vesileyle Kuvayi Milliye kahramanlarını, Kurtuluş Savaşı kahramanlarını saygıyla ve minnetle anıyorum. Her karanlığın ardından, mutlaka bir aydınlık geleceğine inanıyorum. Troia’nın akşam karanlığından daha zifiri karanlıkları, barışın ışığıyla kovalayacağımıza inanıyorum. Festivalimizin 55.yılı afişini gördünüz. Bir savaşçının başlığı ancak bir çiçeğin büyüyeceği, bir beyaz güvercinin tüneyeceği objeye dönüştüğü zaman dünya daha güzel bir yer olacak. İnancım budur. Bu topraklardan 'kan kokusu' değil, 'çiçeklerin ve bir güvercin kanadındaki barışın kokusu' yayılsın. Yeryüzünde 'Kurşun Sesleri' değil, 'Kuşların ve Çocukların Sesleri' yükselsin. Savaş zamanlarında doyacağımıza, varsın barış zamanlarında aç kalalım Önemli olan kardeşçe yaşamak değil mi? Çünkü ölmek kolaydır, zor olansa yaşamak değil mi? Ve savaş bazen kolaydır, asıl zor olan barış değil mi? Savaşın iyisi ve barışın kötüsü olmaz. Çünkü barışta oğullar babalarını, savaşta ise babalar oğullarını gömer. Ve savaşların ardından geriye sadece, 'gaziler ordusu' ile 'yas tutanlar' ordusu kalır. Onun için savaşa, savaş açmalıyız. Büyük önderimiz Atatürk’ün dediği gibi gerekmedikçe savaşı bir cinayet saymalıyız.”

“İnsan Troia Gibi Olmalı…”

Onun içindir ki savaşlar bitmelidir. Aksi takdirde insanlığın tükeneceği kesindir. Çünkü kavga eken, eninde sonunda kin ve nefret biçecektir. Evet savaşı kazananlar kuvvetliler olabilir. Ama barışı kazananlarsa kudretlilerdir. Troia’nın rüzgârı, buradaki kardeşliğimizi ve sevgimizi, denizlerin ve dağların ardına, savaştan başka bir şey bilmeyenlerin kararmış kalplerine taşısın. Diliyorum ki insanlık, gerçek insanlık değerleriyle donansın. İnsan dediğin Nara Burnu’ndaki Abidos gibi, karşı kıyıdaki Sestos gibi olmalı. Karşısında olsa da birbirine selam vermeli. İskender’in sandalları misali iki yakayı bir araya getirmeli. İnsan dediğin Dalyan’daki Aleksandria Troas gibi olmalı. Kimi zaman mermerleriyle Roma ve Venedik Kiliselerine, Kimi zaman sütunlarıyla İstanbul’daki camilere can katmalı. İnancı ne olursa olsun karşısındakine güç katmalı. İnsan dediğin Gülpınar’daki Apollon Smintheus gibi olmalı. Kimi zaman kötüleri cezalandıran, kimi zaman halkını zarardan koruyan olmalı. Ve dostlar insan dediğin; Biga’daki Parion gibi bağrı berekette, Ezine’deki Neandria gibi başı yücelerde, Ayvacık’taki Assos gibi tarihte ilklerde, Lapseki’deki Lampsakos gibi insanın üzerine titrer olmalı. İnsan dediğin Dardanos gibi olmalı. Yani ne ararsan bulmalı. Tümülüsüne bakınca Troialıların atalarını, Bataryasına bakınca bizim atalarımızı hatırlatmalı. Ve insan dediğin bu gece misafiri olduğumuz Troia gibi olmalı. Kadını Helen gibi güçlü ve güzel, Erkeği Paris gibi cesur ve sevgili olmalı. Ruhu Troia misali 9 kez yıkılsa da yeniden yepyeni bir ruhla ayağa kalkmalı. Schliman gibi hırsızlarla karşılaşsa da Korfmann gibi dostlar olmalı. Misafiri Büyük İskender gibi, Fatih Sultan Mehmet gibi Mustafa Kemal Atatürk gibi olmalı. Troia Atı gibi hilelerle karşılaşsa da savunması sağlam olmalı. Ve sol yanındaki cevahirde bir aşk olmalı.”

 

 

“Korfmann’a Saygıyla…”

İzninizle, bir kişiyi anmadan geçemeyeceğim. Bu benzetmem bana bir insanı hatırlattı. Yıldızlar altında bu gecede, 13 yıl önce, yine bir Ağustos ayında bize veda eden efsane kazı başkanı ve fahri hemşerimiz Prof. Dr. Manfred Osman Korfman’ı saygıyla ve özlemle anıyorum. Troia’ya kattıkları için manevi huzurunda ona şükranlarımı sunuyorum. Osman Hoca; değerleri ortaya çıkarmanın, korumanın, geliştirmenin en güzel örneğini veren bir “Değerli”ydi. Bilim insanının tarifini, birlikte yaşamanın insan suretindeki halini onda gördük. Yaşarken aklını, gönlünü ve ruhunu Troia’ya çeviren eşsiz dostumuzun, Almanya’da bulunan mezarının da Troia’ya dönük olması ayrıca anlamlıdır. Osman hoca, Troia için “düş ve gerçek arası bir şey” demişti. Onu gerçeklikten, düşlere yolcu ettik. Biz ise savaş gerçekliğinin yaşandığı Çanakkale’de, Barışın düşünü kurmaya devam ettik. Işıklar içinde uyusun.”

“Troia’ya Ait Olan Troia’da Kalmalıdır”

Biz bugün Korfmann’ın büyük emek verdiği, Unesco’nun Dünya Mirası kabul ettiği Troia’dayız. Vakitlerden de 2018 Troia Yılı’ndayız. Bu antik kent sadece Çanakkale’nin değil, ülkemizin, hatta dünyanın gözbebeği. Zamanlar üstü bir değer ve tüm insanlığa ait bir hazine. Maziden kalmış ve atiye nakledilecek bir kadim ve bir büyük medeniyet. 2018 Troia Yılı işte bu yücelikler buluşması için eşsiz bir fırsat. Tozlarından arındırılan bu birikim, 2018 Troia Yılıyla daha da ışıldıyor. Bu göz kamaştırıcı güzellik, özellikle UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi'nde yer alan Troia’dan çıkarılan arkeolojik eserlerin sergileneceği Troia Müzesinin 2018 yılında açılacak olması ile daha bir anlamlı. Her zaman söylediğim bir hususu bu vesilesiyle tekrarlamak isterim ki o da; Troia’ya ait olan Troia’da kalmalıdır. Troia’nın kayıp hazineleri ait olduğu yere, Troia’ya iade edilmelidir. Bununla birlikte Homeros’un İlyadası 7’den 70’e herkesçe okunmalıdır. 2018 Troia Yılı’nın; bir Anadolu Medeniyeti olan Troia’ya ve tüm Anadolu’ya büyük zenginlikler sunmasını ve Troia’nın dünya çapında kültürel bir cazibe merkezi olmasını diliyorum.”

“Bu kadim kentten adını alan birliktelik kokulu, barış dokulu, özgürlük ruhlu festivalimiz bugün 55 yaşında. Ve bu saygın festivalin saygın bir de ödülü var. O da Homeros Bilim Kültür Sanat Ödülü. Bu ödül, geçen zaman içinde Christa Wolf’den Yaşar Kemal’e, Prof. Dr. Cevat Çapan’dan Nuri Bilge Ceylan’a, Kardeş Türküler’den  kardeşçe yaşayan kent halkına ve onun çocuklarına, çok önemli kişilere takdim edildi. Geçen yıl bu ödüle Manfred Osman Korfmann’ın öğrencisi,Troia’nın her karış toprağında emeği ve alın teri olan Troia Kazı Başkanı Sayın Prof. Dr. Rüstem Aslan layık görülmüştü. 55. Uluslararası Troia Festivali kapsamında, 2018 Troia yılına denk gelen bu yılın Homeros Bilim Kültür Sanat Ödülünü Prof. Dr. Sayın Haluk Şahin’e takdim edecek olmanın mutluluğunu sizlerle paylaşmak istiyorum. Kendilerini tebrik ediyor, yürekten kutluyorum. Henüz bir lise öğrencisi iken öğretmeninin tavsiyesi ile İlyada’yı okumaya başlayan Sayın Haluk Şahin, Troya Müzesinin en önemli destekçisi, Homeros okumalarının düzenleyicisi, bu medeniyetin betimleyicisi, buradaki kahramanlığın anlatıcısı ve hatta daha fazlasıdır. Homeros ve Troia adına etkin çalışmalar yürüten, 2002 yılında Korfmann ve Prof. Dr. Cevat Çapan ile Bozcaada’da Ozanın Günü ve Homeros Okuması etkinliğini başlatan, özetle ve kendi tabiriyle bir Troialıdır.

 

Troia ve bizler adına bu çok kıymetli ve önemli Homeros Bilim Kültür Sanat Ödülünün, tam da bu ödülün saydığım niteliklerine sahip bir kıymet bilene, bir aydına takdim edilmesi çok anlamlı ve isabetli olmuştur. Huzurlarınızda Prof.Dr.Sayın Haluk Şahin’i bir kez daha tebrik ediyorum.”

Festivalin Kurucularına Teşekkür…

“Sanatları, eserleri, sözleri ve sesleriyle bu değerleri yüceltenlere, 2002 yılından beri verdiğimiz Homeros Bilim Kültür Sanat Ödülü, simgesel ve sanatsal değeri yüksek eşsiz bir heykelciktir. Güneş ve ayı simgeleyen doğuyu ve batıyı tek vücutta, eşsiz bir dengede buluşturan eserin sanatçısı heykeltıraş CEM Sağbil’e de huzurlarınızda bir kez daha teşekkür ediyorum. Her yıl buradan bir guruba daha teşekkür etmeyi, bir sorumluluk, bir borç ve ahde vefa kabul ediyorum. 55 yıl evvel bu festivali başlatanlara şükranlarımı sunmak istiyorum. Onlar değerli, duyarlı gençlerdi. Çanakkale’nin adını duyurmak için, daha o günlerden ileriyi görmüş ve nice zorlukları aşarak bu festivali başlatmışlardı. Alkışlarınızı onlara ithaf ediyorum. Rahmetli Cahit Altan, Rahmetli Hüseyin Uluarslan, Rahmetli Eyüp Sabri Özkan, Rahmetli Jak Molinas ve Sayın İzzet Melih Dilmaç’a kent halkı adına şükranlarımızı sunuyorum. Şu anda İzmir’de tedavi gören 102 yaşındaki çınarımız Sayın İzzet Dilmaç’a da sağlık diliyorum. Yanısıra Festivalimizin kurulup, gelişmesinde büyük emeği olan Turizm Tanıtma Derneği’nin geçmiş ve bugün ki yöneticilerine teşekkür ediyorum. Festivale ve kent kültürüne emek veren, Tahta At Çocuk Şenliğinin de başlatıcısı Hektor Öktem’e de teşekkür ediyorum. Sizlere bu kent adına teşekkür ediyorum genç Troilalılar, Sizlere şükranlarımı sunuyorum lider Çanakkaleliler.Troia Festivalindeki bir diğer güzellik ise festivalin afişi için açtığımız yarışmadır. Mutlulukla belirtmeliyim ki Afiş Tasarım Yarışmamız gittikçe daha geniş kitleler tarafından takip ediliyor. Öyle ki yarışmamıza 26’sı yurtdışından olmak üzere 631 eser katılmıştır. Bu sahneden tüm katılımcılara en içten şükranlarımı sunarım. Bu yıl düzenlenen Afiş Tasarım Yarışmasının birincisi Merve Ceylan’ı candan kutluyorum. Mansiyon ödülüne layık görülen Yiğitcan Çakar ve Sevda Kaçtı’ya tebriklerimi sunuyorum. Yanısıra yarışmanın jüriliğini üstlenen Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Troia-Tübingen Vakfı ve Çanakkale Belediyesi’nin temsilcilerine ve tüm jüri üyelerine şükranlarımı sunarım.”

Kentlilere Festival Daveti

“55. Uluslararası Troia Festivali başladı. Bu kentin insanlarına layık zenginlik ve kaliteli bir içerikle yeni bir yolculuğa çıktık. Zengin ve kaliteli bir içeriğe sahip, kültürel ve sanatsal etkinliklerle dopdolu günlere yeni bir yolculuk başladı. Özgürlük Parkından Çimenlik Kalesine, Amfi Tiyatrodan Kordona, Güzel Sanatlar Galerisinden Türkan Saylan Sosyal Tesislerine, Kent Müzesinden Korfman Kütüphanesine farklı alanlarda, farklı etkinliklerle festival coşkusunun heyecanını yaşıyoruz. Ünü dünyayı sarmış sanatçımız Sayın Fazıl Say’ın 2018 Troia Yılına özel bestelediği “Truva Sonatı” nın, Festivalimizde dünya prömiyerinin yapıldığını iftiharla size bildiririm. Bu vesileyle huzurlarınızda Sayın Fazıl Say’a bir kez daha teşekkür ediyorum. Yine 2018 Troia yılı için özel olarak hazırlanan “Troia Efsanesi” isimli operanın da, 12 Ağustos Pazar günü ilk kez festivalimizde sahneleneceğini gururla ifade etmek isterim. Festivalde, müziğin hemen hemen her rengiyle kulaklarımız ve ruhumuz bayram edecek. Ülkemizin saygın isimlerinin söyleşileriyle birikimimiz, çeşitli sportif müsabakalarla heyecanımız artacak. Kardeş kentlerimizin katılımları ile bu yıl daha güçlüyüz. Troia ismi ve Çanakkale Halkı, her şeyin en güzelini fazlasıyla hak ediyor. Sizleri tüm programlarımızı takip etmeye davet ediyorum.”

 

Başkan Gökhan, ‘Beyaz Güvencin’ Şiirini Eşine Okudu…

“Sadece Kahraman Troia’lalıların mirası değil, aynı zamanda güzel çocuklarımızdan da ödünç aldığımız bir değerin koynunda Troia’da sizi tekrar ağırlamaktan onu duyuyorum. Festivalimizin, tüm karanlıkların içinden geçip aydınlatan bir ışık, dünya barışını müjdeleyen beyaz bir güvercin olup umut dağıtmasını diliyorum. Bu arada beyaz güvercin deyince, aklıma Ümit Yaşar Oğuzcan’ın aynı isimli şiiri geldi. Madem burası aşkın yaşandığı şehir, ben de değerli eşim ve aşkıma Beyaz Güvercin şiirini okumak istiyorum” diyerek şiirin,

“Süzülüp mavi göklerden yere doğru

Omuzuma bir beyaz güvercin kondu

Eğildim kulağına; dur, gitme dedim

Hâreli gözlerinden öpmek istedim

Duydum; avuçlarımda sıcaklığını

Duydum; benden yıllarca uzaklığını

Ak güvercinin iri gözleri vardı

Güzelliğinden fışkıran bir pınardı

Belki buydu sevmek hayat belki buydu

Işıl ışıldım, gözlerim dopdoluydu

Kaderde sevgiyi sende bulmak varmış

Seninle bir çift güvercin olmak varmış” dizelerini okurken,  bu jest Hale Gökhan ve davetlilerden büyük alkış aldı.

Homeros Bilim Kültür ve Sanat Ödülü Haluk Şahin’in Oldu

Başkan Gökhan konuşmasının ardından 55. Uluslararası Troia Festivali Afiş Yarışmasında dereceye giren Merve Ceylan ve Yiğitcan Çakar’a ödüllerini takdim etti.

Gecenin finalinde ise Homeros Bilim Kültür ve Sanat Ödülü yaklaşık 17 yıldır Bozcaada’da sürdürdükleri ‘Homeros Okumaları’yla bilinen Gazeteci Yazar Haluk Şahin’e takdim edildi. Edebiyat hocasının teşviğiyle İlyada’yı okumaya başladığını ve Troia ile olan bağının o yıllarda kurulduğunu belirten Haluk Şahin, ödül için de Belediye Başkanı Ülgür Gökhan’a ve Çanakkale Belediyesine teşekkürlerini iletti. Ödül töreninin ardından sembolik “Homeros Okuması” gerçekleştirildi.

Dina Ensemble İle Keyifli Dakikalar…

55. Uluslararası Troia Festivalinin ikinci gün etkinlikleri kapsamında Dina Ensemble, Çimenlik Kalesi’nin tarihi atmosferinde çok sayıda kentliye unutulmaz bir müzik akşamı yaşattı. 7’den 70’e konsere gelen tüm kentliler Dina’nın şarkılarına eşlik ederken, konser sonunda Belediye Başkan Yardımcısı Handan Özyayla Kenar gruba çiçek takdiminde bulundu.

Özgürlük Parkı’ndan Erol Evgin Geçti…

Festivalin ikinci gününde Özgürlük Parkı’nda ise Türk pop müziğinin duayenlerinden Erol Evgin sahne aldı. Binlerce kentlinin katıldığı konser, Evgin’in altın şarkılarıyla renklendi. Unutulmaz bir akşam yaşayan kentliler, Erol Evgin’in şarkılarıyla hep bir ağızdan eşlik etti.

“Damadım Olur Musun?” Amfi Tiyatro’da Sahnelendi

Festival etkinlikleri kapsamında Amfi Tiyatro’da da Tiyatro Kedi’nin “Damadım Olur Musun?” isimli oyunu sahnelendi. Damla Cercisoğlu’nun yönettiği , Nuri Gökaşan, İpek Tenolcay, İlkyaz Kocatepe, Berkay Şanveren, Ayşe Erbulak ve Özdemir Çiftçioğlu’nun oynadığı oyun Çanakkalelilere keyifli bir akşam yaşattı.

Haberin videosu için TIKLAYINIZ...

11.08.2018  (16.52)